İstanbul Teknik Üniversitesi
159 öğrenci ve mezun anlattı.

Kampüs Anlatımları

İstanbul Teknik Üniversitesi daha kapısından adım attığınız anda farklı bir yerde olduğunuzu fark ettiren üniversitedir. İstanbul merkezli olması ve kampüslerinin konumlandığı alanlar olarak öğrencilik hayatınızı yaşayabileceğiniz güzel üniversitelerdendir. Taşkışla gibi mükemmel bir kampüsü vardır ki her yeri tarih kokar. İlginç hocaları, farklı kafada öğrencileri vardır. Aslında bir İTÜ lü olduktan sonra size sunulan o kadar çok imkan vardır ki, ne yazık ki bazı öğrencileri bunu farkına varamadan mezun olmaktadır. Her ne kadar teknik bir üniversite olduğu için sosyallikten uzak olduğu gibi yanlış algı bulunsa da insanlarda, her zaman bir tiyatro, bir sergi, bir müzikal bulma şansınız vardır. 140 ın üzerindeki öğrenci kulüpleri ile de bunu kanıtlamaktadır. Siz yeter ki isteyin der ama biz bunu geç fark ederiz. Buraya girdiğiniz an emin olun ki hayatınız hiç eskisi gibi olmayacak. Mezun olduğunuzda dahi yanınızda olan İTÜ kimliğiniz, size birçok kapı açacak, hiç karşılaşmadığınız, farklı yıllarda sizinle aynı sıralarda oturmuş binlerce İTÜ lü sizi gördüğünde kırk yıllık arkadaşı gibi davranacak, sizi sahiplenecektir. İTÜ'de okuyarak geçirdiğiniz 5 sene değildir önemli olan, kapısından girdiğiniz ve hayatınızın devamını da esir alan yıllardır.
ITU bana yurtdisi kapilarini araladi, ve suanda Fransa'da maasli olarak doktora yapmaktayim.
Ayrintili nedenlerine gelirsek:
İstanbul Teknik Üniversitesi 238 yıllık köklü tarihi, Türkiye’de ve dünyada mesleki kariyerlerinin zirvesine ulaşmış mezunları, seçkin akademik kadrosu, yurt dışında eşdeğerliğe sahip bölümleri, bilimsel ve teknolojik anlamda Türkiye’ye ve dünyaya kazandırdığı yenilikler, öğrencilerine bilimsel araştırmalar konusunda sunduğu geniş olanaklar ile dünya ile yarışan bir araştırma üniversitesi. Ayrıca mühendislik okumak istiyorsanız gideceğiniz üniversitenin “teknik üniversite” olması çok önemli.
Tüm cevapları (72) görmek için tıklayın.
Bir kere kampüsleri çok iyi konumlandırılmış ve ulaşımın ana damarlarıyla İstanbul’un her köşesine kolayca erişilebilecek şekilde tasarlanmıştır. Dersten çıktıktan 3 dakka sonra metro’da olabileceğiniz tek üniversite İTÜ’dür. Eski mezunların iş dünyasında bıraktıkları iyi izlenimler ve başardıkları görevler size çok büyük referans oluyorlar. Mezun ilişkileri çok kuvvetli. Eğer bir şirket’e İTÜ’lü bir mezun kabul edildiyse 10 sene sonra şirketin ana kadrosunun tamamının İTÜ’lü olması kaçınılmaz bir şey.
Bölümümle ilgili en sevdiğim şey ise kulübümüz. Hayatımda almış olduğum en başarılı karar bu kulüpten içeri adım atmaktır. Dünyanın en sevecen ve sıcakkanlı insanları İTÜ EMK ( Endüstri Mühendisliği Kulübü )’ bünyesinde toplanmışlar sanki. İnsana özgüven ve azim aşılıyorlar. Hayatım boyunca edindiğim tüm tecrübenin daha fazlasını burada edindim. EMÖS ( Endüstri Mühendisliği Öğrenci Sempozyumu ), UçArı ( Ulusal Vaka Analizi Yarışması ), Sektör Günleri, ve ESTIEM ( European Students of Industrial Engineering and Management ) üniversiteler düzeyinde üretilmiş en büyük ve başarılı projeler. Bu projelere katkım olduğu için kendimi çok gururlu hissediyorum. Kesinlikle incelenmesi gereken bir kulüp.
Son olarak; insanlar yıllardan beri bazı üniversitelere takılmış kalmış durumdalar. Ben de aynı cahilliği eskiden yapmıştım fakat hayat beni İTÜ’ye sürükledi. Sonrasın bu önyargımdan kurtulduğum için çok sevindim. Üniversitesi size bir karakter çizmez, sadece size karakter çizebilmeniz için imkan sağlar. Bazı isimlere aşırı anlam yüklemek bence yanlış. İTÜ bu konuda insanların önyargıları tarafından çok zarar görmüş bir üniversite. Fakat son yıllarda İTÜ’deki imaj değişikliğini görmezden gelmemek lazım.
Maslak kampüsünde 7/24 açık,masalarında ders çalışılan,koltuklarında uyunan bir kütüphane var,anlatılır bir ortam değil ama okulun en sevdiğim yerlerinden.Ayrıca Maslak kampüsü büyüklüğü ve yeşilliğiyle şahane bir kampüs.
Endüstri ve İşletme Mühendisliklerinin olduğu kampüs de Maçka kampüsü,Beşiktaş’ın biraz üzerinde ve bir teleferikle Taksim’e gidebiliyoruz.Bu çok önemli görünmüyor olsa da zorlanmadan ulaşımı sağlamak,dağların ortasında olmaktan çok merkezi bir çevreye sahip olmak demek.Ayrıca aynı kampüsü paylaştığımız konservatuardan müzik sesleri duymak çok mutlu ediyor.Konservatuarın bütün İTÜ öğrencilerinin yararlanabildiği bir “müzik kütüphanesi” de var.
Aklınıza gelmeyecek kadar öğrenci kulübü var.Hiç bilmediğiniz bir alanda işler yapan kulüp aktivitelerine katılıp kendinizi rahatça geliştirmeniz mümkün.
Bence endüstri mühendisliği deyince İTÜ’nün ilk sıralarda yer almasının bir sebebi de Endüstri Mühendisliği Kulübü (İTÜ EMK).
Kulüp 2010′un en aktif iş ve kariyer kulübü seçilmiş, 18 yıldır aralıksız EMÖS isimli an itibariyle Türkiye’deki en büyük Endüstri Mühendisliği Öğrenci Sempozyumu’nu yapıyor.UçArı isimli Vaka Analizi Yarışması da sayıca en çok başvuruyu alan vaka analizi yarışması. Mezunlar da, hazırlık öğrencileri de üyesi bu kulübün ve bu organizasyonları ortaya çıkarırken edinilen o kadar tecrübe, tanıyıp sevilen o kadar çok insan var ki İTÜ’yü seçtiğime en çok sevindiren bu oldu. Kulüp ayrıca Avrupa Endüstri Mühendisleri Topluluğu ESTIEM’e üye, ESTIEM hakkında söylenecek çok fazla şey var ama kısaca Avrupa’nın birçok ülkesini görüp, birçok kültürden endüstri mühendisiyle tanışarak kendini geliştirmek için en harika bir yol.
Tüm cevapları (71) görmek için tıklayın.
Öncelikle hazırlığı kesinlikle atlamayın, bırakın İTÜ'de geçirdiğiniz her zaman size güzel şeyler katar. Ayrıca hazırlıkta birkaç kulübe atın kesinlikle kendinizi, lisansa başladıktan sonra dersler falan derken zaman yaratma isteği daha zor geliyor. Hazırlıktayken güzel bulduğunuz kulüpten lisansta da vazgeçemiyorsunuz zaten. Ayrıca çok yoğun olacaksınız, İstanbul dışından gelenler olabildiğince yer gezsin bu dönemde.
Lisansa başlayınca dersler çok diyip kenara çekilmeyin lütfen. Olabildiğince çok şeyle uğraşın, çalışın, etkinliklere katılın, gezin...
Tüm imkanları araştırın ayrıca, önünüzdeki fırsatları görün.
Özellikle makina mühendisliği ile ilgili şunu söyleyebilirim ki ilk sene dersler görece kolaydır ve mümkün olan en yüksek ortalama yapılmalıdır. Ayrıca kişisel ilgi alanlarınıza göre bir tane spor ya da müzik gibi bir tane de size akademik katkı sağlayacak iki kulübe katılmanız bence önemli.
Tüm cevapları (30) görmek için tıklayın.
Hem öğrenciyken hem de mezun olduğunuzda yurt dışı şansı olan bir okul. Erasmus imkanları geniş ilk olarak onu söyleyebilirim. İl için de özellikle hocalar bu noktalarda genelde destek oluyor onların bağlantıları ile yurt dışı iş ve staj imkanlarımız daha rahat erişilebiliyor.
Ne ararsan var gibi bir şey yeterki yurtdışına gitmek isteyelim.
Tüm cevapları (16) görmek için tıklayın.
İstanbul'da yaşadığım için bana yurt çıkmıyor ve her gün okul ve iş için Anadolu Yakası'ndan gelemk zorunda kalıyorum. 2 saatten fazla yol çekmeme rağmen İstanbul'da kaldığım için yurtta kalamamam bu okulu sevmediğim yanlarından.
İTÜ'nün yurtları, fiyat/kalite oranlarına göre seçenekler sunar ve oldukça yeterlidir.
Tüm cevapları (26) görmek için tıklayın.
İngilizce konusunda bazen çok geri kafalı sistemler kullanılabiliyor. Çok iyi İngilizce öğreniyorsunuz fakat okul’da verilen akademik İngilizce dersleri bir üniversite öğrencisi için çok ağır. Hazırlığı çok yüksek puanla atlamış öğrenciler bile bu derslerden kolay kolay geçemiyorlar. Sonunda öğreniyorsunuz fakat öğrenciye bu kadar erken vakitte bu kadar ağır bir bilgi yüklemek bence çok yanlış. Kampüsler çok güzel ve ferah fakat bazen inşaat alanlarının fazlalığı rahatsız edebiliyor. Bir de fiyatları çok ucuz olmasına rağmen yemekhanesinde çok küçük porsiyonlarda yemek veriliyor. Son olarak ise yurtlarının imkanlar açısından yeterli olmasına rağmen sayı bakımından öğrencilere yetmiyor olması rahatsız edici.
Her ne kadar özgür üniversite ortamından bahsettiysem de İTÜ, Türkiye'nin akademik sisteminden, YÖK'ten bağımsız değil. Türkiye'nin kalanında yaşanan bazı sorunlar İTÜ'de de mevcut. Sadece biz öğrenciler olarak kendimizi biraz yalıtmaya çalışıyoruz.
Bunun dışında İTÜ'nün en büyük sorunu barınma. Öğrencileri için yeterince yurt imkanı sağlayamamakta. Her sene yurtlara başvuran pek çok kişi açıkta kalıyor ve yurtlara yerleşebilmek için birkaç ay beklemek zorunda kalabiliyorlar. İstanbul'un yaşam pahalılığı dolayısıyla öğrenim hayatları boyunca -haklı olarak- yurtlarda barınmak isteyen öğrenciler var ve İTÜ bu konuda yeterli değil. Yeni kız yurtları yapıldı ama erkek yurtları gerçekten az. En son inşa edilen erkek yurdu 2000'de açılan Vadi yurtları. O zamandan beri üniversite gittikçe kalabalıklaştı, yeni bölümler açıldı ve kontenjanlar artırıldı. Ama yurtlar konusunda henüz somut bir adım atılmış değil.
Ayrıca pek çok üniversitede olduğu gibi İTÜ'de de çok sıkıntılı bir ders kayıt sistemi var. Her dönem ders seçiminde sıkıntılar doğuyor, sistem kilitleniyor. Kontenjanlar da yetmeyebiliyor ve istediğiniz dersi alamayabiliyorsunuz. Bunlar önemli sorunlar ve henüz aşılacağa benzemiyor.
Makina mühendisliği bölümünde de çok önemli sorunlar mevcut. 2011'de ders programında çok büyük değişiklikler yapıldı ve maalesef makina fakültesi bu değişiklikler için yeterince hazırlanmış değildi. Bu da bazı kritik derslerin sadece belirli dönemlerde açılmasına yol açıyor. Sadece tek dersten kalarak okulu uzatmanız mümkün.
Tüm cevapları (58) görmek için tıklayın.

Video Anlatımlar

İTÜ Rektörü
İTÜ İşletme Mühendisliği Öğretim Üyesi
İTÜ Rektörü
Production Engineering Technical Planning Head of Section
Makine Mühendisliği belki de çocukluktan gelen bir tutku benim için. Çünkü, ilk farkındalığımla birlikte fark ettiğim şey legolar oldu. İkiz kardeşimle legolarla oynamayı çok seviyorduk. En çok oynadığımız oyuncak sürekli legolardı. Birçok oyuncağımız arasından en çok ona vakit ayırıyorduk. Biraz daha büyüdükçe ve biraz daha farkındalığımız arttıkça mekanik şeylere veya bu şekilde makinelere ilgi duymaya başladık ve anlamaya çalıştık; “Nasıl çalışıyor, niye böyle, bu niye var?”. En basiti bisikletinden arabasına kadar nasıl çalışıyor diye merak ettik ve bu tutku hiçbir zaman azalmadı hatta giderek büyüdü. Üniversitede tercihimi yaparken Makine Mühendisi olmak istediğimden ve o bölümde keyif alacağımdan gerçekten çok emindim. Daha sonra ikiz kardeşimle ikimiz Makine Mühendisliği tercihini yaptık ve ikimiz de aynı bölümü kazandık. Okul da tabi ki hem mesleki hem kişisel gelişim anlamında çok fazla şey kattı. Üniversite gerçekten bu anlamda önemli. Kendinizi bir yandan teknik olarak geliştirirken, aynı BSH gibi İTÜ’de de kişisel olarak da geliştirebiliyorsunuz. Çok fazla olanak var. Yine üniversitedeyken de uluslararası işler yapma şansım oldu. Öğrenci kulüplerinin sayesinde çok değişik, yarı akademik yarı sosyal tecrübelerim oldu. Orada da hem teknik olarak eğitimimi aldım, hem de bu anlamda kendimi geliştirdim. Çok fazla şey kattı. Üniversitenin bugünkü bende katkısı büyüktür diyebilirim.
İTÜ Uzay Mühendisliği Öğrencisi
İTÜ Uzay Mühendisliği Öğrencisi
İTÜ Uzay Mühendisliği Öğrencisi
İTÜ Uzay Mühendisliği Öğrencisi
İTÜ Uzay Mühendisliği Öğrencisi
Teknik Satış Mühendisi
Teknik Satış Mühendisi
İTÜ Rektörü
İTÜ Rektörü
İTÜ Rektörü
İTÜ İşletme Mühendisliği Öğretim Üyesi
İTÜ İşletme Mühendisliği Öğretim Üyesi
İTÜ İşletme Mühendisliği Öğretim Üyesi
İTÜ Rektörü
İTÜ Rektörü
İTÜ Rektörü
Vodafone Kurumsal Çözümler Direktörü
Vodafone Kurumsal Çözümler Direktörü
Vodafone Kurumsal Çözümler Direktörü
Vodafone Kurumsal Çözümler Direktörü
İTÜ Meteoroloji Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi
Türkiye Genel Müdürü
1983 yılındaki üniversitelerarası seçme sınavıyla İTÜ’ye girdim. Mühendisliği zaten en baştan beri istiyordum. Herhangi bir mühendisliği istiyordum ama daha çok elektronik ve bilgisayar mühendisliği üzerinde düşünüyordum. Kadıköy Anadolu Lisesi mezunuyum. İngilizce tarafında güçlüydüm. Ankara'dakilerden ya da farklı şehirlerden ziyade İstanbul'daki bir üniversiteyi tercih ediyordum. O zaman İstanbul Teknik Üniversitesi ilk aklıma gelen üniversite olmuştu. İTÜ’nün Kontrol ve Bilgisayar Mühendisliği bölümü yapmak istediğim şeyleri yapabileceğim mühendislik adına bir bölüm olarak aklıma gelmişti. Bu senelerde çok değişti esasında ama o zamanlarda üniversiteye giriş tercihlerinde sınavdan alabileceğiniz puanı öncesinde tahmin ederek, tek bir sıralama yapmamız gerekiyordu. Ben en üst sıraya İstanbul Teknik Üniversitesi Kontrol ve Bilgisayar Mühendisliği’ni koymuştum ve orayı da kazandım.
Türkiye Genel Müdürü
Bir defa İTÜ’yü özgeçmişinizde yazarken, ilk iş başvurusu yaparken bile çok önemliydi bence. O zamanlar için daha popüler, göz bebeği olan Kontrol ve Bilgisayar gibi bir bölümden mezun olmak iş hayatına atılırken beni biraz avantajlı konuma soktu. Bunun yanında bir çevre edinme, çevremi güçlendirme açısından çok faydası oldu. Oradaki hocalarımdan iş hayatında birlikte çalıştığımız, bazen belirli projeleri birlikte yaptığımız kişiler de oldu. Böyle de bir faydası vardı. Mezun olduktan sonra hep uluslararası bilişim şirketlerinde çalıştım. Onların da Türkiye'de çeşitli projeleri, girdikleri ihaleler vesaire oluyordu. Buralarda İTÜ’deki hocalarımızla çalışma fırsatımız oldu. Belki o sayede bazı şeyler başarıyla geçti. Bu bölüm Elektrik Elektronik Fakültesi içinde bir bölüm biliyorsunuz. O bölümle de çok iç içeydik. O bölümden de birçok kişiyle bu sektörde birlikte çalışarak güzel şeyler yapma fırsatı buldum. İTÜ’nün eğitim ve öğretimi zaten yüksek, kalitesini söylemeye gerek yok. Oralarda çok iyi bir eğitim aldık ama daha çok, oradaki arkadaşlıkların ve ilişkilerin iş hayatında bana çok daha yararlı olduğunu düşünüyorum.
Türkiye Genel Müdürü
İlk önce çok çalışmak olurdu. Bütün bu hayatta gördüğüm; gerçekten çok çalışmadan birtakım şeyleri başarmak, birtakım noktalara gelmek kolay değil. Özellikle böyle uluslararası kuralları, kültürü belli olan şirketlerde bu daha da fazla. O yüzden bu çok çalışma alışkanlığını 20 yaşından kendime katmak isterdim. Ondan sonra da devamlı olarak dünyadaki gelişmeleri öğrenmeye çalışırdım. Bu da çok okumak ve çok araştırmakla ilgili bir şey. Oralarda ne sektörlerin geliştiğini, hangi konularda ileriye gidiş olduğunu öğrenirdim ve vakit geçirmeden cesaretimi toplayarak bu yerlere gidebileceğim, bu yeni konularda bana kapı açabilecek firmalara, kişilere ulaşmaya çalışırdım. Muhakkak ki en tepesindekilere ulaşmak zor olabilir ama bir yerden ulaşırdım. Ya da o firmanın içine giremiyorsam da dediğim gibi onun etrafındaki firmalarda tecrübemi artırıp sonra belki ikinci adımda o firmalara girmeyi düşünebilirdim. Böyle bir bakış açım olurdu diye düşünüyorum.
sHR Consultancy Kurucusu
Siber Güvenlik Danışmanı
Danışmanlıkta veya Hizmet sektöründe insan ilişkilerinin, network dediğimiz şeyin ne kadar önemli olduğunu anlıyor kişi. Yani yeni bir fırsatın ortaya çıkması bile bazen sevdiğiniz bir kişinin veya eski bir müşterinizin sizi aramasıyla oluyor. O yüzden ben biraz daha üniversite ortamında birlikte olduğum insanların ötesinde çok daha fazla kişiye ulaşmaya, onların gelecek planları neymiş onları öğrenmeye çalışırdım. Bugün de kariyerlerinde ne noktadalar, neler yapıyorlar, birlikte yapabileceğimiz bir şeyler var mı diye onları değerlendirmeye alırdım. Bunu belli bir kısım için yapıyorum ama geriye dönecek olsam belki daha geniş bir kitle için yapardım.
Production Planning Engineer
Bebek Bezi Departmanı Hat Lideri
Bebek Bezi Operasyonları Departman Müdürü
Career Kitchen Satış Stajyeri
Career Kitchen Endüstriyel Operasyonlar Stajyeri
Career Kitchen Endüstriyel Operasyonlar Stajyeri

Sorular