İstanbul Teknik Üniversitesi
173 öğrenci ve mezun anlattı.
Bir kere kampüsleri çok iyi konumlandırılmış ve ulaşımın ana damarlarıyla İstanbul’un her köşesine kolayca erişilebilecek şekilde tasarlanmıştır. Dersten çıktıktan 3 dakka sonra metro’da olabileceğiniz tek üniversite İTÜ’dür. Eski mezunların iş dünyasında bıraktıkları iyi izlenimler ve başardıkları görevler size çok büyük referans oluyorlar. Mezun ilişkileri çok kuvvetli. Eğer bir şirket’e İTÜ’lü bir mezun kabul edildiyse 10 sene sonra şirketin ana kadrosunun tamamının İTÜ’lü olması kaçınılmaz bir şey.
Bölümümle ilgili en sevdiğim şey ise kulübümüz. Hayatımda almış olduğum en başarılı karar bu kulüpten içeri adım atmaktır. Dünyanın en sevecen ve sıcakkanlı insanları İTÜ EMK ( Endüstri Mühendisliği Kulübü )’ bünyesinde toplanmışlar sanki. İnsana özgüven ve azim aşılıyorlar. Hayatım boyunca edindiğim tüm tecrübenin daha fazlasını burada edindim. EMÖS ( Endüstri Mühendisliği Öğrenci Sempozyumu ), UçArı ( Ulusal Vaka Analizi Yarışması ), Sektör Günleri, ve ESTIEM ( European Students of Industrial Engineering and Management ) üniversiteler düzeyinde üretilmiş en büyük ve başarılı projeler. Bu projelere katkım olduğu için kendimi çok gururlu hissediyorum. Kesinlikle incelenmesi gereken bir kulüp.
Son olarak; insanlar yıllardan beri bazı üniversitelere takılmış kalmış durumdalar. Ben de aynı cahilliği eskiden yapmıştım fakat hayat beni İTÜ’ye sürükledi. Sonrasın bu önyargımdan kurtulduğum için çok sevindim. Üniversitesi size bir karakter çizmez, sadece size karakter çizebilmeniz için imkan sağlar. Bazı isimlere aşırı anlam yüklemek bence yanlış. İTÜ bu konuda insanların önyargıları tarafından çok zarar görmüş bir üniversite. Fakat son yıllarda İTÜ’deki imaj değişikliğini görmezden gelmemek lazım.
Maslak kampüsünde 7/24 açık,masalarında ders çalışılan,koltuklarında uyunan bir kütüphane var,anlatılır bir ortam değil ama okulun en sevdiğim yerlerinden.Ayrıca Maslak kampüsü büyüklüğü ve yeşilliğiyle şahane bir kampüs.
Endüstri ve İşletme Mühendisliklerinin olduğu kampüs de Maçka kampüsü,Beşiktaş’ın biraz üzerinde ve bir teleferikle Taksim’e gidebiliyoruz.Bu çok önemli görünmüyor olsa da zorlanmadan ulaşımı sağlamak,dağların ortasında olmaktan çok merkezi bir çevreye sahip olmak demek.Ayrıca aynı kampüsü paylaştığımız konservatuardan müzik sesleri duymak çok mutlu ediyor.Konservatuarın bütün İTÜ öğrencilerinin yararlanabildiği bir “müzik kütüphanesi” de var.
Aklınıza gelmeyecek kadar öğrenci kulübü var.Hiç bilmediğiniz bir alanda işler yapan kulüp aktivitelerine katılıp kendinizi rahatça geliştirmeniz mümkün.
Bence endüstri mühendisliği deyince İTÜ’nün ilk sıralarda yer almasının bir sebebi de Endüstri Mühendisliği Kulübü (İTÜ EMK).
Kulüp 2010′un en aktif iş ve kariyer kulübü seçilmiş, 18 yıldır aralıksız EMÖS isimli an itibariyle Türkiye’deki en büyük Endüstri Mühendisliği Öğrenci Sempozyumu’nu yapıyor.UçArı isimli Vaka Analizi Yarışması da sayıca en çok başvuruyu alan vaka analizi yarışması. Mezunlar da, hazırlık öğrencileri de üyesi bu kulübün ve bu organizasyonları ortaya çıkarırken edinilen o kadar tecrübe, tanıyıp sevilen o kadar çok insan var ki İTÜ’yü seçtiğime en çok sevindiren bu oldu. Kulüp ayrıca Avrupa Endüstri Mühendisleri Topluluğu ESTIEM’e üye, ESTIEM hakkında söylenecek çok fazla şey var ama kısaca Avrupa’nın birçok ülkesini görüp, birçok kültürden endüstri mühendisiyle tanışarak kendini geliştirmek için en harika bir yol.
Okulumun en sevdiğim yanı öğrenci projeleri aslında. Birkaç öğrenci biraraya gelip bir yarışma için proje geliştirmeye karar verdiğimizde İTÜ’nün hem maddi hem manevi desteğini sorgusuz sualsiz hissetmek, becerilerimizi geliştirmek açısından çok şey katıyor bize. Bir de ERASMUS programına en çok öğrenci gönderen üniversite olarak öğreniminizin 1 yılını Avrupa’da bir üniversitede yapmak önemli avantajlar sağlıyor. Bir diğer konuda bölümümde ve tüm diğer İTÜ bölümlerinde olan lab imkanları. Hiçbir masraftan kaçınılmadan sektörde ihtiyacımız olabilecek tüm donanımlar tüm fakültelerde mevcut. Bu da zaten piyasada neden İTÜ’lü mühendislerin tercih edildiğini anlamamı sağladı buraya gelir gelmez.
Hep "İnsan mühendislik eğitimi alınca mı mühendisçe düşünmeye başlar, yoksa mühendisliğe eğilimli olduğu için mi mühendislik okur?" diye düşünmüşümdür. Bu sorunun yanıtını mühendis olduktan sonra bulmak zor, o yüzden bence şimdiden bunu sorgulayın :)
İTÜ'de çoğunlukla akıllı insanlarla biraradasınızdır. En düşük puanlı bölümü bile nitelikli öğrenci alır. İTÜ'de bu anlamda ortalamanın, ilk 10'daki tüm üniversitelerin ortalamasından yüksek olduğunu düşünüyorum.
Laboratuar ve kütüphane olanakları bence bir devlet üniversitesinde yapılabilenin en iyisi. Çünkü laboratuar yalnızca ekipman değildir, o ekipmanı işleten asistan düzeyindeki öğretim üyesinin bile kalitesi, alacağınız verimi etkiler.
Maslak kampusünün büyüklüğü, metroyla ulaşım kolaylığı ve yeme-içme-eğlenme anlamında olanakları, İTÜ'de okumayı bir zevk haline getiriyor. Boğaziçi'ndeki gibi akıl çelen bir manzara olmamasından yakınmayacaksınız.
İstanbul'da oluşu ve İstanbul'un en merkezi semtlerinde bulunuyor oluşu İTÜ'nün en büyük avantajlarından. Okul harici etkinlikler için bu önemli. Özgür bir üniversite ortamına sahip; ki bir mühendisin en başta özgür, sınırsız düşünebilen bir birey olması gerekir. İTÜ bunu sağlayabilen bir üniversite.
Ayrıca akademik başarı açısından da (henüz kat edilmesi gereken epey yol var ama) Türkiye'deki sayılı mühendislik fakültelerini barındırıyor. Hocalarımız başarılı akademisyenler. Ve İTÜ pek çok araştırma tesisine, iyi bir teknokente sahip. Bir de İTÜ'nün şirketlerle ilişkisi gerçekten çok iyi; ki pek çok büyük şirketin kurucuları veya yöneticileri İTÜ'lü. Bu durum staj yaparken ya da mezun olduktan sonra çalışırken bir avantaj olarak düşünülebilir.
Kampüsün sosyal olanakları, spor tesisleri görece iyi, elbette daha iyi olabilir. İyi bir kütüphaneye sahibiz. İyi bir internet ağımız var. Okuldayken neredeyse istediğiniz yerden internete bağlanabiliyorsunuz. Öğrenci kulüplerinin yetersiz olduğunu düşünüyorum; ama her geçen sene daha da iyiye gidiyor. OTOKON, İEEE, İMK, EMK gibi çok büyük ve faal kulüplere sahip.
İstanbul'un en güzel yerlerinde fakülteleri olması en sevdiğim yanı.Maçka,Taşkışla,Gümüşsuyu,Ayazağa..Bilenler için bu fakülteler İstanbul'un merkezleri sayılır.Ana kampüsü olan Ayazağa(Maslak) kampüsü de oldukça gelişmiş,gelişmektedir.İçerisinde yurtlar,24 saat açık kütüphane,zaman geçirebileceğiniz avm ve kafeler,olimpik yüzme havuzu,tenis kortları,fitness mekanları,itü stadyumu vb bir çok etkinliği gerçekleştirebilme imkanına sahipsiniz.Ayrıca kendi isminin verildiği bir metro istasyonu kampüsün hemen girişinde ve taksime metroyla yolunuz 20 dk sürmektedir.M2 metrosu adı verilen bu ulaşım yolu İstanbul'un en çok kullanılan metrosudur.Kampüs hayatını dilediğiniz gibi yaşabileceğiniz bu imkanların dışında final döneminde etrafta çok çalışan insanlar görebilirsiniz :)bu size belki de hem eğlenceli bir üniversite hayatı hem de ciddi bir meslek eğitimi psikolojisine sokup motive edebilir,bu kişisine de bağlıdır.Öte yandan okulunuzun size sağladığı prestiji her geçen sene günlük hayatınızda daha çok hissedebilirsiniz.
Student service, registrar service, internet and unıversıty portal services, sport and leisure-time facilities, green park areas and library, free bus service inside the campus and student cafeteria.
- Kampüsleri: hem lokasyon hem de içerik olarak kampüslerimiz çok güzeldir
- Çok değerli öğretim kadrosu
- Gerek yurtdışı gerek yurt içi her durumda öğrenciye ve öğrenci projelerine destek vermesi
- 24 saat açık Mustafa İnan Kütüphanesi
- Mezun dernekleri ve mezunlarla iletişim ağı
- Dersten çıktıktan maksimum 5 dk(yürüyerek) sonra metroya ulaşma imkanı
- Yurtlarımız(sayı bakımından yeterli olamasa da kalite açısından tatmin edicidir.)
- Çok çeşitli öğrenci kulüpleri ve dans, spor aktiviteleri
- İstanbul'da aktif olarak Curling oynayan tek spor kulübüne sahip olması
İstanbul'un en güzel manzaralı kampüslerine sahip olan üniversitelerden biridir. Eğitim hayatınızın oldukça sosyal ve eğlenceli geçeceği nadir üniversitelerden birisidir. İTÜ'lü olmak seçilmiş kişi olmanın yanında kampüs hayatınızda hayal ettiğiniz her etkinliği yapabilmenizi sağlanmasıdır. İTÜ'de hiç bir şey imkansız değildir.
Kampüsü, zirveleri, etkinlikleri, kütüphanesinin sabaha kadar açık olması, bölümümün bulunduğu Gümüşsuyu kampüsünün Taksim ve Beşiktaş'a yakın olması, okulun beni zorlayıcı bir yapısı olması, insanın kendini geliştirmek için birçok fırsata sahip olması, İTÜFest.