İstanbul Teknik Üniversitesi
177 öğrenci ve mezun anlattı.
İngilizce konusunda bazen çok geri kafalı sistemler kullanılabiliyor. Çok iyi İngilizce öğreniyorsunuz fakat okul’da verilen akademik İngilizce dersleri bir üniversite öğrencisi için çok ağır. Hazırlığı çok yüksek puanla atlamış öğrenciler bile bu derslerden kolay kolay geçemiyorlar. Sonunda öğreniyorsunuz fakat öğrenciye bu kadar erken vakitte bu kadar ağır bir bilgi yüklemek bence çok yanlış. Kampüsler çok güzel ve ferah fakat bazen inşaat alanlarının fazlalığı rahatsız edebiliyor. Bir de fiyatları çok ucuz olmasına rağmen yemekhanesinde çok küçük porsiyonlarda yemek veriliyor. Son olarak ise yurtlarının imkanlar açısından yeterli olmasına rağmen sayı bakımından öğrencilere yetmiyor olması rahatsız edici.
Yurt fiyatları biraz uçuk ve fiyatlara yemek dahil değil. Kampüs içi alışveriş şok hariç hepsinde çok pahalı.
Her ne kadar özgür üniversite ortamından bahsettiysem de İTÜ, Türkiye'nin akademik sisteminden, YÖK'ten bağımsız değil. Türkiye'nin kalanında yaşanan bazı sorunlar İTÜ'de de mevcut. Sadece biz öğrenciler olarak kendimizi biraz yalıtmaya çalışıyoruz.
Bunun dışında İTÜ'nün en büyük sorunu barınma. Öğrencileri için yeterince yurt imkanı sağlayamamakta. Her sene yurtlara başvuran pek çok kişi açıkta kalıyor ve yurtlara yerleşebilmek için birkaç ay beklemek zorunda kalabiliyorlar. İstanbul'un yaşam pahalılığı dolayısıyla öğrenim hayatları boyunca -haklı olarak- yurtlarda barınmak isteyen öğrenciler var ve İTÜ bu konuda yeterli değil. Yeni kız yurtları yapıldı ama erkek yurtları gerçekten az. En son inşa edilen erkek yurdu 2000'de açılan Vadi yurtları. O zamandan beri üniversite gittikçe kalabalıklaştı, yeni bölümler açıldı ve kontenjanlar artırıldı. Ama yurtlar konusunda henüz somut bir adım atılmış değil.
Ayrıca pek çok üniversitede olduğu gibi İTÜ'de de çok sıkıntılı bir ders kayıt sistemi var. Her dönem ders seçiminde sıkıntılar doğuyor, sistem kilitleniyor. Kontenjanlar da yetmeyebiliyor ve istediğiniz dersi alamayabiliyorsunuz. Bunlar önemli sorunlar ve henüz aşılacağa benzemiyor.
Makina mühendisliği bölümünde de çok önemli sorunlar mevcut. 2011'de ders programında çok büyük değişiklikler yapıldı ve maalesef makina fakültesi bu değişiklikler için yeterince hazırlanmış değildi. Bu da bazı kritik derslerin sadece belirli dönemlerde açılmasına yol açıyor. Sadece tek dersten kalarak okulu uzatmanız mümkün.
Okulumda gördüğüm tek dezavantaj maliyetler. İstanbul’da okumak diğer illere göre maliyetli birşey. Hele İTÜ’de okumak gerçekten öyle. Yurt ücretleri diğer üniversitelere göre yüksek. Öğlen yemeği okul tarafından herkese burs verilerek karşılanıyor olsa da diğer şekillerde yemek ve barınma masrafları gerçekten yüksek gelebiliyor.
Bir de istanbul içinde ikamet edenlere yurt verilmemesi de uzaktan gelen öğrenciler için bir sorun oluşturuyor.
Sosyal hayat, eğer ki ilk seneden iyi bir arkadaş çevresi oluşturamazsanız zayıf kalabilir. Özellikle hazırlık okumak, yurtta kalmak sosyal hayatı canlandıran birkaç unsur.
Ders dışı etkinlikleriniz ve problemleriniz genelde hocaları pek ilgilendirmez. Birşeyle uğraşacaksanız işinize ve sorumluluklarınıza engel olmamasına dikkat edin.
Öğrenci işleri sisteminin çok da tıkırında işlediği söylenemez.Sezarın hakkı Sezara çok hızlı bir internet ağı ve okul içerisinde ücretsiz kullanabileceğiniz indirmek istediğiniz programları saniyeler içerisinde indirebileceğiniz paylaşım araçları bulunmakta ama bunları bu hızla kablolu İTÜnet ile yapabiliyorsunuz kablosuz ağı olan EDUROAM daha yavaş.Eğer yurtta kalıyorsanız kablolu internet kullanmak biraz çağdışı kalıyor artık.İTÜ hazırlığında çok fazla yarar kattığını düşünmüyorum,proficiency ne zor ne kolay bir sınav yalnızca bu sınavı geçmek için çabaladığınız için bir şeyler katabiliyorsunuz kendinize onun dışında hazırlık maçka kampüsünde(değişebileceği söyleniyor) yer olarak süper bi yer.
Absence of dormitory/ housing facility and kindergarten for kids of graduate students.
Her şeyde olduğu gibi İTÜ'de de aksaklıklar var tabi -Öğretim kadrosunda çok iyi hocalar olduğu gibi çürükler de çıkabiliyor arada
- Sistemimiz neredeyse her ders seçimi hata verir, bu nedenle istediği dersi seçemeyenler çoktur
-Gözetim adı altında öğrenciyi gereksiz strese sokan bir olguya sahiptir
-Kampüs içinde ulaşımımıza sağladığımız ring seferleri genelde saçma sapan bir düzende kalkar
-Sınav dönemlerinde kütüphanede yer bulmak çok zordur
İTÜ her şeyiyle güzel bir üniversitedir. Fakat kötü yanları o kadar da önemsenecek derecede değildir. İTÜ'de öğrenim hayatınızda Hocalar yönünden kesinlikle sıkıntı yaşamayacağınız garantisi veririm. Ancak başka şehirlerden gelip barınma gibi ihtiyaçlarınızı karşılamakta biraz zorluk çekebilirsiniz.
Bürokrasi. İşini bilmeyen memurlar. Bilmiyorum bunlardan başka üniversitelerde de var mı, ama bazı memurlar gerçekten çok küstah olabiliyor. İTÜ'de öğrencinin hakkını koruması lazım. Hocalara değil de, yönetim ve idari birimlere karşı. Ayrıca çoğu fakültede kemikleşmiş bir yapı var, "öğrencinin istediği yapılmaz" şeklinde ilerleyen, İTÜ EE Fakultesi için böyle en azından. Bunlara karşı strateji geliştirmek gerekiyor. Eğer oyunu düzgün oynarsanız, istediğinizi yaptırırsınız, (dersin zamanını değiştirmek, ders açtırmak gibi konular)

Taşkışla ve Gümüşsuyu'nun mimarileri müthiş, fakat Maslak berbat halde bence. Binalar özenle yapılmamış, EE fakültesinde daha yeni sınıflar yenileniyor. Eski sınıflarda akustik problemi var ve ders dinleme konusunda problem olabiliyor.

Her öğrenci için yurt imkanı bulunmuyor ne yazık ki. Yurtların çoğaltılması gerekiyor.

Üniversitenin içine işlemiş olan bir siyasi yönelimi var. Henüz tam idrak edebilmiş değilim ama rektörlük akademik bir makamdan çok siyasi bir makam gibi görülüyor. Belki de mühendislik kökeninden dolayı olacak ki, kürsünün ticarethaneye dönme riski büyük.



Her şeyin mühendisliğini yaparız, tarzında bir düşünme biçimi. Bunun nedenini sadece İTÜ'ye bağlamak yanlış olabilir. TR'nin geçmişine baktığınızda ülkenin alt yapısını ve teknik sistemini İTÜ mühendislerinin geliştirmiş olduğunu görüyorsunuz, doğal olarak sadece İTÜ varmış o zamanlar. Dolayısıyla araştırma ve akademik çalışmaya dair görülen her şey bilimden çok mühendisliğe atfediliyor. Bilemiyorum ne kadar doğru.

Her ne kadar Erasmus yoluyla Avrupa'ya olan bağlantısı kuvvetli olsa da, aynı şey geri kalan ülkeler için geçerli değil. Sağlam bir 'international ofisi' yok. Kısa bir süredir oldukça aktif şekilde çalışıyorlar. Nitekim İTÜ'de yeterince reklamlarını yapmadıklarından (İTÜ'de hiç kimse ya da hiçbir kurum yeterince reklamını yapmaz :)) İTÜ öğrencilerinin ya durumdan haberi yok ya da zaten exchange biraz pahalı bir aktivite olduğu için öğrenciler yanaşmıyorlar. Yine de istediğiniz bir okulla zamanında harekete geçerseniz anlaşma yaptırabilirsiniz ve o okula gidebilirsiniz. Bizzat yaşadım.
Ayrıca, dikkat edilmesi gereken, İTÜ'de uyanık olmak gerekir. Dediğim gibi etrafı kolaçan edip nerede ne var araştırmanız gerekiyor. Kimse önünüze hazır bilgi koymaz. Çok imkanı var ama bilmediğiniz sürece hiçbir anlamı yok.